Aile içi iletişim becerilerinin geliştirilmesi demek, iletişim becerileri güçlü olan çocukların yetişmesi demektir. ”

Psikolojik anlamda canlıların dış dünyaya karşı gösterdikleri her türlü bilişsel, duyuşsal ve psiko-motor tepkilere davranış olarak adlandırırız. Davranışın bir kişinin eylemde bulunarak çevreyle etkileşim içinde olduğu, etkileşim sırasında çevrede değişikliğe yol açan gözlenebilir, değişikliklerdir.

Davranışın şekillendiği  ve büyük bir boyut kazandığı yer ‘’Ailedir’’.

Çocuğun davranışının oluşum da ilk ve en temel kurum olarak aile .Büyük ölçüde etkiye sahip. Bu konuda İngiltere’de bir araştırma yapılmış ve ortaya çok ilginç sonuçlar çıkmış: Yaklaşık olarak 3 ay süren bir anket çalışması sonucunda 800 aileyle görüşülerek 1100 çocuk gözlemlenmiş. Bütün bu araştırmanın ortaya koyduğu sonuca göre 6 yaş ve altı çocuklarda davranış oluşumunda en önemli olanın sevgi, ilgi ve birlikte oyun oynamak, paylaşımlarda bulunmak olduğu görülmüş. Üstelik kaş çatmanın, sert bakışın ve kötü sözün çocukların davranışlarında ve zekalarında inanılmaz olumsuz etkilere yol açtığı da anlaşılmış.

Önerilen şey şu ki, çocukla iletişim kurulurken gülerek sağlanan göz teması çok önem taşıyor!

Aile içi iletişim, anne-baba ve çocuğun birbirlerine bilinçli veya bilinçsiz olarak iletmek istedikleri duygu, düşünce ve bilgileri aktardıkları bir süreçtir. Birçok anne baba bu süreçte çocuğuyla doğru iletişim kurmakta, çocuğun davranışlarının temelini anlamakta ve çocuğa karşı yaklaşımını belirlemekte zorlanmaktadır. Oysa sadece çocukla değil, tüm kişilerle iletişimin temel basamakları vardır ve bunlara dikkat edilmelidir. Aslında şunu anlatmak istiyoruz;

Sağlıklı iletişim kurabilen bireyler için, sağlıklı aile içi iletişim ön koşuldur. Ön koşul sağlanamadığında çocuklar aile içinde gördüklerini, yaşadıklarını çevrelerine yansıtırlar.

Sağlıklı iletişim kurmanın temel ilkesi ise öncelikle çocuğu koşulsuz kabul etmektir. Koşulsuz kabul edilen çocuk, aynı zamanda hiçbir davranışına bağlı olmaksızın koşulsuz sevildiğini de hisseder. Bu durum istenen/uygun davranışları yerine getirmesinde daha istekli olmasını sağlar. İletişimi güçlü kılan temel yapı taşıdır, koşulsuz kabul. İstenmeyen davranışlar sergilediğinde bile, çocuk kişiliğinin değil sadece davranışının onaylanmadığını çocuğa hissettirmeliyiz. Davranışa yönelik bir tepki verdiğimizi asla kişiliğini zedelemeden bunu ona vermeliyiz.

Şüphesiz ki ne söylenildiği de, nasıl söylenildiği de çok önemlidir. Ancak öyle cümleler vardır ki hem ebeveyn-çocuk arasındaki ilişkiyi güçlendirir, hem de çocuğun kişilik gelişimine büyük ölçüde etki eder.

Kıymetli ebevynler,

Çocuğunuzu mutlu etmek adına iletişimi güçlendiren sihirli cümleler kullanmayı unutmayınız olur mu?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.