Acil sağlık hizmetleri önceden planlanamaz.

Neyin nerede, ne zaman, nasıl ve ne şekilde ortaya çıkacağı önceden tahmin edilemez. Acil sağlık hizmetleri statik değil, dinamik bir yapıya sahiptir. Acil sağlık hizmetlerini bir poliklinik hizmeti gibi düşünemezsiniz. En önemli husus şudur ki polikliniğe hastalar önceden randevu alıp gelirler. Fakat acil servislerde önceden randevu alma gibi bir durum söz konusu değildir. Kimse gelecek zaman zarfında başına gelecek acil tabloyu (trafik kazası, kalp krizi, boğulma vb) bilemez ve bunun içinde bir randevu oluşturamaz. İlk yardıma veya acil tıbbi yardıma ihtiyacı olanlar o an orada bulunan ilk yardımcıya ve daha sonra olay yerine ilk olarak gelen acil sağlık ekiplerine canını emanet edecektir. Bu ise tamamen bir şanstır. Çünkü acil sağlık hizmetleri planlanamadığı için hekim veya paramedik seçme gibi bir avantaj söz konusu değildir. Yani hasta falan paramedik daha iyi mesleki bilgiye sahipmiş o paramedik gelsin bana acil tıbbi müdahalede bulunsun diyemez. O an olay yerine gelen paramedik acil tabloyu ortadan kaldırmak için hızlı düşünüp, doğru karar verecek ve verdiği kararı da uygulayacaktır.

Dakikaların önem arz ettiği ölüm ile yaşam arasında ki o ince çizgide hastanın hekim veya paramedik seçme şansı yoktur.

Acil sağlık hizmetleri ile ilk yardım bir bütünü oluşturan parçalar şeklindedir. İnsan yaşamı ve sağlığı bakımından faydalı çıktının elde edilmesi için hayat zincirinin bütün halkalarının kopmadan işlerliğinin sağlanması gereklidir. En çarpıcı örneği vermek gerekirse; halka açık bir yerde (cadde, sokak, park, toplu taşıma vb) baygın şekilde yerde yatan birine genel olarak doğru ilk yardım uygulanmamakta. Bir kısım vatandaşımız olayı sadece seyretmekle yetinirken bir kısım duyarlı ve iyi niyetle yardım yapmak isteyen vatandaşlarımız ise doğru bilinen yanlış hamlelerle olayı daha da komplike hale getirmekte. Yere yığılmış şekilde baygın olarak yatan hastanın bilincini kontrol etmek, acil çağrı zincirini efektif hale getirmek, ağız içi temizliğini yapmak, hava yolu açıklığını sağlamak ve gerekirse temel yaşam desteğine başlamak yerine sadece hastayı seyretmek maalesef ki hastaya verilen en büyük zarardır.

Kalbi ve solunumu durmuş bir kişiye olay yerinde ilk yardım yapılması çok önemlidir.

Şöyle ki; kalbi ve solunumu durmuş kişide 2 dakika sonra oksijensizliğe bağlı hayati organlarda etkilenme başlayacaktır. Oksijensizlikten ilk olarak etkilenen organ ise şüphesiz ki beyindir. İlk 2 dakikadan sonra 5’nci dakikaya gelindiğinde ise beyinde artık kalıcı hasarlar oluşmaya başlayacaktır. 5’nci dakikadan sonra ise artık beyinde geri dönüşümsüz hasarlar oluşmaya başlayacak ve acil tıbbi müdahale edilse dahi hastanın yaşama dönme şansı azalacaktır. Dönse bile bundan sonraki yaşamını ya felçli şekilde veya yatağa bağımlı olarak bitkisel hayat şeklinde devam ettirme riskleri taşıyacaktır.

Ülkemiz hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin işlerliği bakımından Dünya ülkelerinin birçoğunu geride bırakmış durumdadır. Acil sağlık hizmetleri beşeri ve fiziki bakımdan güçlenmiş, Acil Yardım Ambulans sayısı artırılmış ve vakaya ulaşma süreleri oldukça kısalmıştır. Hal böyleyken kalbi ve solunumu durmuş bir kişiye olay yerinde kalp masajı (CPR) yapılmadan sadece uzman ekiplerin gelip müdahale etmesinin beklenmesi hastanın aleyhine bir durumdur. Halbuki acil sağlık ekipleri gelene kadar vakit kaybetmeden olay yerinde kesintisiz bir şekilde doğru kalp masajı (CPR) yapılması yapay dolaşımı sağlayacaktır. Sağlanan yapay dolaşım ile hastanın hayati organları ve en önemlisi de beyni oksijensiz bırakılmamış olacaktır. Kalbi ve solunumu duran kişiye ilk dakikadan beri uygulanan kalp masajı ve sunii solunum ile yapay dolaşım sağlanacağı için hayati organlar oksijensiz kalmayacak ve kalıcı hasarların önüne geçilecektir. İlk yardımcı yapmış olduğu kesintisiz kalp masajı ve suni solunum ile aslında farkında olmadan hastayı hayatta tutmaktadır. Olay yerine gelen uzman sağlık ekipleri ilk yardımcının kesintisiz şekilde doğru olarak yapmış olduğu kalp masajı ve suni solunum sayesinde hastayı geri döndürmede şansını elde edeceklerdir. Aksi halde uzman sağlık ekiplerinin yapacağı ileri yaşam desteğinin hastayı geriye döndürme şansı azalacaktır. Bu bakımdan ilk yardım çok ama çok önemlidir.

Hayat kurtarma zincirinde her şey bir halkadan oluşur şayet o halkalardan biri koparsa hasta da hayattan kopar ve gider! Bu gibi durumlarda Ambulans hayat kurtarmaz, ilk yardımcı hayat kurtarır!

Kısaca konunun ne derece elzem olduğunu ve ilk yardım uygulamanın yaşamın her noktasında gerekli olabileceğini vurgulamak gerekir. İnsanoğlunun bulunduğu her noktada ilk yardıma ihtiyaç vardır. Bu bakımdan Acil Tıp Teknisyenleri ve Paramedikler Haftası münasebetiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Hatları Vapurlarında ATTDER olarak bir etkinlik düzenledik. Şehir hatları vapurlarında seyahat eden yolculara ilk yardımın önemi hakkında bilgi verilerek maketler üzerinde doğru ve etkili bir şekilde kalp masajı ve sunii solunumun nasıl yapıldığı gösterildi. Bu uygulama için vapurlar seçilmesi ise bir farkındalık çalışmasıdır. Çünkü ilk yardım yaşamın her noktasında gerekli bir bilgidir.

Havada, Denizde ve Karada her yerde ilk yardım bilgisi gereklidir!

İnsanlığın olduğu her yerde ilk yardım bilmenin gerekli olduğuna ve önemine dikkati çekmek için vapurlar seçildi. Hedef kitleye farklı pencereden bakış açısı kazandırmak ve bu yönde bir algı oluşturarak bir hayatın bile kurtarılmasına vesile olabilmek bile bu projeyi hedefe ulaştırmış olacaktır.

“Yanlış yapılan ilk yardım veya yapılmayan ilk yardım sonucu yitip giden canlar anısına”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.