Görsel URL: https://news.christianacare.org/2013/04/if-your-child-has-a-fever/

 

Çocuklarda ateşli hastalıklar çok fazla görülmektedir.

Ateşli hastalık dönemlerinde çocuğa doğru ve akılcı yaklaşımlar büyük önem taşımaktadır. Bu yazımda sizlere çocuklarda ateşli hastalıkların yönetiminin nasıl olması gerektiği ile ilgili bilgiler vereceğim. 

Öncelikle ateşi tanımlamakla başlayalım. 

Ateş, vücut ısısının bakteriler, virüsler ve diğer antijenler gibi maddelerin vücuda girmesiyle bir dizi kompleks reaksiyon başlaması sonucu yükselmesidir. Vücudun doğal savunma mekanizması olup, bir hastalık değil hastalıkların erken dönemindeki belirtilerindendir.

Ateş, çocuk hastalıklarıyla ilgili en sık görülen belirtilerinden biridir.

Yapılan çalışmalara göre; dünyada ateş nedeniyle acil servise başvuran çocuk hastaların oranı %20- %30 iken Türkiye’de bu oran % 71’e kadar yükselmektedir.

Çocukluk çağında bir çok hastalığın belirtisi olarak karşımıza çıkan ateş, çocuğun yaş dönemiyle ilişkili olarak dehidratasyon ve febril konvülziyon gibi birçok ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Bu nedenle ateşin doğru tanılanıp, doğru değerlendirilmesi oldukça önemlidir.

Ateş ve ateş yönetimine ilişkin yetersiz bilgi, yüksek ateşi algılamada yapılan yanlışlar gereksiz işlemler yapılmasına ve ateşin zararlı etkilerinin görülmesine zemin hazırlamaktadır.

Yapılan çalışmalar da, ateşli çocuğa yaklaşım konusunda hem sağlık personellerinde hem de ailelerde hatalı uygulamaların yaygın olarak görüldüğü bildirilmiştir.

Kolay tanımlanabilir, çoğu zamanda kolay yönetilebilir bir belirti olmasına karşın, sağlık çalışanlarının ve ailelerin bu konudaki bilgi eksiklikleri ateşe uygun müdahaleyi zorlaştırmaktadır. Vücut ısısı her yükseldiğinde aileler ciddi bir enfeksiyon varlığından şüphe etmekte, bu durum ailelerin endişelenmelerine neden olmaktadır. Çocuktaki en küçük bir vücut ısısı artışı, o ısının hemen düşürülmesi gerektiği fikrini tetikleyerek ailelerin panik olmasına sebep olmaktadır.

Ailelerin bu panik ve endişeli halleri “ateş korkusu‟ olarak tanımlanmaktadır.

Ateş korkusu, ailelerin sağlık merkezlerini gereksiz kullanmalarına ve çocuklara gereksiz ilaç tedavisi başlanmasına neden olmaktadır. Gerek ailelerin endişelerinin yönetilmesi gerekse bu şikayetle sağlık kuruluşlarının sık sık kullanılmasının engellenmesi adına ailelerin konuyla ilgili bilgilendirilmesi ve bilgi eksikliğinin giderilmesi gerekmektedir. Burada en büyük görev biz sağlık profesyonellerine düşmektedir.

Çocuklarda Ateş Yönetimi Nasıl Olmalıdır?

  • Ateşli çocuğa müdahale edilirken amacımız vücut sıcaklığını aniden normal değerlere getirmek olmamalıdır.
  • Büyük çocukların kendilerini iyi hissettiği, küçüklerin ise rahatladığı bir değer hedefimiz olmalıdır.
  • Ateşin düşmesi altta yatan hastalığın tedavi olduğu anlamına gelmemektedir.
  • Ateş yönetiminde hedefimiz çocuğu ateşin yan etkilerinden korumaktır.

Çocukların Ateşli Hastalıklarında Ateş Yönetiminde Hangi Adımları İzlemeliyim?

  1. Vücut sıcaklığını kontrol ediniz.
  2. Ölçülen değerleri değerlendiriniz (Koltukaltı: 37,8 C, timpanik: 38 C ve üzeri).
  3. Giysileri çıkarınız.
  4. Ortam ısısını ayarlayınız.
  5. Bol bol sıvı veriniz.
  6. Tekrar değerlendiriniz, hala yüksekse aşağıdaki adımları takip ediniz.
  7. Antipiretik (ateş düşürücü) ilaç kullanabilirsiniz.
  8. En az 4 saat arayla antipiretik (ateş düşürücü) ilaçlar veriniz (Parasetamol, İbuprofen).
  9. Çocuğa ılık duş aldırınız.
  10. Bu adımları izledikten sonra hala çocuk rahatlamamış, ateş düşmemiş, yeterli sıvı alamayıp kusuyorsa, döküntüleri başlamışsa, uyku hali varsa, solunum güçlüğü varsa ve hızlı nefes alıp veriyorsa, konvülziyon varsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Çocukların Ateşli Hastalıklarında Ateş Yönetiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

  • Birden fazla antipiretik ilacı ardışık olarak kullanmayınız.
  • Ateş düşürmede ilk seçenek parasetamol olmalıdır.
  • Antipiretik ilaçlar vücut sıcaklığını 1-2 C azaltırlar.
  • Yapılan çalışmalarda parasetamol ve ibuprofen etkinliğinin eşit olduğu bulunmuştur. Amaç, çocuğu fiziksel olarak rahatlatmak ve ağrılarını azaltmaktır.

**

Bu içerik hemşirelik ve ebelik mesleğine gönül verenler tarafından hazırlandı.

Sende gönül verdiysen içeriği arkadaşlarınla paylaşayarak bize destek olabilirsin.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.